15 Temmuz 2013 Pazartesi

İçki Yasağı Bira Sektörünü Vurdu..


Her ne kadar hükümet düzenleme de dese, maalesef içki yasağı ile karşı karşıyayız.. Türk bira sektörünün devi, uluslar arası bir boyuta ulaşarak, Türkiye’yi dünyada boyutunda temsil eden Anadolu Efes’in hisseleri şimdiden % 7.9 geriledi. Tuborg hisseleri de % 2’ye yakın değer kaybetti.. Bu durum kuşkusuz diğer üreticileri de etkileyecek.. Peki bu durum Türkiye’ye ne kazandırıyor ? Türkiye’den çıkıp, önce iç pazarda sonra da dünyaya kendini kanıtlayan bira sektörüne yazık olacak.. Bugün Anadolu Efes bir içki devi.. Dünyanın en büyük bira üreticileri arasında.. Rusya’dan Kazakistan’a kadar her yerde var.. Doğu Avrupa ve dünyaya hükmediyor.. Türkiye gibi laik ve Müslüman bir ülkeden çıkıp bu başarıya ulaşmak kolay değil..

Vur deyince öldürmemeli..

 Bazıları, Amerika’da, hatta Avrupa’da da bu tip kısıtlamalar var.. Sizler buna niye tepki gösteriyorsunuz ? diyorlar.. Son derece yanlış.. Bizdeki yasa teşvik ve özendirmeyi yasaklıyor.. Nedir teşvik ve özendirme ? çok geniş, nerede başlayıp, nerede bittiği bilinmeyen bir ifade.. İsterseniz, her şeyi bunun içine alırsınız!..Ayrıca, reklam yasağı getiriyorsunuz. Nerede var bu tarz düzenleme ? Örneğin, içki düzenlemesi olduğu söylenen ABD’de popüler şarap üzerine çıkan birçok dergi var.. Her birinde şarap ve ekipmanları üzerine birçok reklam var.. Yazarları da beğendikleri şarapları övüyorlar.. Avrupa’da ise bu durum çok daha yaygın.. Fransa’da, İtalya’da, Almanya’da sen niye reklam yapıyorsun ? Yoksa içkiyi özendiriyor musun ? diyenler çıkar mı ? Bu durumda yüksek tirajlı “Wine Spectator” gibi dergilerin kapatılması gerekmez mi ? Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi diğer ülkelerde de tarih sürecinde bazı yasaklar geldi.. Ancak, bundan geri döndüler.. Günümüzdeki düzenlemeler ise tamamen trafik ve alkolizme karşı önlem kapsamında.. Örneğin ABD’de bazı içki etiketlerinde “ölçülü tüketin” tarzı uyarılar var.. Bu da çok doğal.. Bizde de bu tarz uyarılar olmalı.. Buna kimsenin itirazı olmaz.. Yine, 18 yaşından küçüklere satışının yasaklanması da olması gereken, doğru bir uygulama.. Trafikteki denetlemeler ve cezai yaptırımlara da katılmamak mümkün değil… Ancak, vur deyince de, öldürmemeli..    Kaldı ki, bizde Avrupa’nın bazı ülkelerinde olduğu alkolizm sorunu yok.. Kişi başı yılda 1.5 litre içki tüketimi olan bir ülkede bu sorun olmaz.. Yukarıda, belirtilen düzenlemelerle münferit olayların önüne geçilir.. O halde, yasağa gerek var mı ?

Turizm sektörünü etkilemez mi ?

Bacasız endüstri olarak bilinen içki sektörünün Türkiye için önemini vurgulamaya gerek yok.. Bu yeni düzenlemeler kuşkusuz bu sektörü ve Türkiye’nin dış imajını da etkileyecek.. Bodrum’da veya Antalya’da saat 22 00’den sonra bira içmek isteyen İngiliz, Alman, Hollandalı turistlere bu saatte satış yok denilecek.. Hiç olmazsa, uygulama için yönetmelikler çıkartıp, bazı istisnalar oluşturmak gerekmez mi ?  Turist Türkiye’ye; hem doğal ve tarihi güzellikleri hem de, bu ülkede rahat, kendini ülkesinde gibi hissettiği için geliyor.. Nitekim İngiliz “Daily Telegraph” gazetesi Türkiye’deki bu düzenlemelere geniş yer ayırdı..”Türkiye alkol ve içki satışı ve reklamına sınırlama getiriyor” başlığını attı.. Yazıda, her yıl 2.5 milyonu İngiliz, 30 milyon turistin ziyaret ettiği ülkenin turizm geleceğini sorguladı.. Bu konuda sektörün endişeleri şimdiden arttı.. Umarım, bu konuda yeni düzenlemeler, yönetmelikler oluşur.

Gastronomi Dünyasında Yenilikler…


Geçen hafta iki kıymetli dostumun yeni piyasaya çıkardığı yapıtları imzalı olarak aldım. Bunlardan ilki Prof.Dr. Neşe Yalabıyık hocanın çıkardığı “Yaşamdan Gurme Pencereler”..Neşe hoca, farklı yörelere ait yemekleri önce kendi uygulayıp, sonrasında da bizlerle paylaşmış. Keyifle okunacak zevkli bir kitap..Diğeri ise; Prof.Dr.Mehmet Ömür’ün Paris’i ziyaret edecek gastronomi meraklıları için çıkardığı “PARİS-Keyifle Yemek Yiyeceğiniz 100 Lezzet Durağı”.. Mehmet hoca, Paris’teki en iyi yemek yenilecek restoranları bölgelerine göre sırayla bizlere aktarmış.. Kolay, anlaşılır ve çok yararlı bir rehber olmuş.. Damağına düşkün dostlarıma öneriyorum. İki değerli hocamızı da bu güzel yapıtlar için kutluyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder