kalecik karası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalecik karası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2012 Pazartesi

Fransız kadını ne sever?

Fransa’da geçen yıl 18 yaşından büyük 1000 kadın üzerinde yapılan bir anket; ülke genelinde şarap üretimi düşse de, Fransız kadının şarap tüketiminin son 10 yıl içinde % 5 oranında arttığını söylüyor. Aynı, araştırmada daha ilginç olan sonuç ise; Fransız kadının, Alman kadınına göre tabuları yıkmayıp, şarap içerken yanlarına mutlaka eş veya sosyal ortam arıyor olmaları.. Benim yorumum; Fransız kadınının Akdenizliliği ve romantizmi..

9 Ekim 2011 Pazar

Kalecik Karası’nın Gerçek Öyküsü

Geçen hafta, bir gazetenin arkasındaki haberi okuyunca, hem şaşırdım, hem de üzüntü duydum. Kalecik Karası’nı Türkiye’ye tanıtan kişi olarak, şu sıralar Türkiye’de danışmanlık yapan bir Fransız’dan bahsediliyordu. Ankara’nın ve Türkiye’nin en değerli şaraplık çeşitlerinden olan Kalecik Karası üzümünün ve şarabının gerçek öyküsünü Türkiye’de en iyi bilenlerden biri olarak, bu yanlışı düzeltmek istedim.

Anadolu’nun Yıllandıkça Zerafet Kazanan “Lady”leri

Geçen haftaki yazımızda şarabın Avrupa’da yılı ile arandığını ve yılın iklim koşullarının kalite üzerinde çok önemli rol oynadığını belirtmiştim. Birçok şarap sever dostum, haklı olarak yerli şaraplarımızdan hangilerinin iyi yılın şarabı olduğunu soruyorlar. Daha önce de belirttiğim gibi Türkiye’de yıl kavramı üzerinden konuşmak zor. Bizde Avrupa’da olduğu gibi bir apelasyon kavramı yok. Bölgesel anlamda bağlar sınıflandırılmamış... Bir üreticinin aynı etiket altındaki birbirini izleyen iki yılının üretimi şarabı, aynı üzüm çeşidinden üretilmiş olsalar bile, birbirinden çok uzak bağlardan gelebiliyorlar... Bu durum da, bölgeye bağlı yıl kavramı üzerinden yorum yapmayı zorlaştırıyor, hatta olanaksız hale getiriyor.

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Yaz Sıcağında Kalecik Karası

Yaz sıcaklarının gelmesiyle, yeme-içme alışkanlıklarımız da değişmeye başladı. Mevsimin bize sunduğu farklı meyve ve sebzeler yaz mönülerinde önem kazandı. Kışın, daha çok tüketilen yağ ve hububat ağırlıklı mönülerin yerini, bol sıvının tüketildiği, serinletici daha hafif mönüler aldı. Kuşkusuz, beyaz ve pembe şaraplar için yaz önemli bir şans. Ancak, kırmızı şarapların durumu ne olacak? Geçen hafta, Fransa “Bourgogne” bölgesininin önemli butik üreticilerinden arkadaşım Jean Durup ile Ankara’nın önemli restoranlarından birinde yemeğe gittik. Yanımıza da, bana hediye olarak getirdiği oldukça iyi bir 2007 ürünü bir Cote d’Or P. Noir şarabını kaptık… Fransa ve Avrupa’da iyi restoranlarda buşon (mantar) parası vermek kaydıyla, evden getirdiğiniz şarabınızı daima açabilirsiniz. Bizde de bu geleneğin yerleşiyor olması sevindirici.

21 Temmuz 2011 Perşembe

Vinkara: Kalecik’te Yeni Bir Şarap İşletmesi


 Kalecik, son yıllarda Ankara şarap dünyasına sadece Kalecik Karası üzümüyle değil, sayıları giderek artan şarap işletmeleriyle de damga vuruyor. Bu işletmelerden kuşkusuz en önemlisi “Vinkara”. Kızılırmak kıyısında 540 dönüm geniş bir bağ alanının ortasına kurulmuş, modern bir şarap üretim tesisi.
Vinkara’nın şarap yolculuğu grubun 1960’lı yıllarda Kalecik’te aldığı arazi ile başlıyor. Bir süre, nasıl bir yatırım yapacaklarına karar veremiyorlar. 2000’li yılların başında Kalecik Karası’nın büyüsü onları da cezbediyor. Yatırım Kalecik Karası’na yöneliyor. 89 dönüm ile başlayan dikili bağ alanı yedi yıl içinde 420 dönüme ulaşıyor. Başlangıçta bağların büyük kısmını “Kalecik Karası” oluşturuyor. Sonrasında, Öküzgözü, Boğazkere, Emir ve Narince gibi kaliteli yerli çeşitlerin yanına Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah, Sauvignon Blanc ve Riesling gibi soylu üzüm çeşitleri ekleniyor.

Kalecik Karası: Bir Ankara Klasiği

Başkent Ankara’nın ya da, eski adıyla Ancyra’nın en önemli geleneksel tarımsal ürünleri nelerdir? Kuşkusuz “Ankara keçisi”, “Ayaş domatesi” ve “Kalecik Karası üzümü” ilk akla gelen ürünler. “Kalecik Karası” sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin en değerli şaraplık kara üzümü. Olası tarihi Hititlere kadar uzanan bir Ankara klasiği. Değeri maalesef sonradan anlaşıldı. Eğer 1970’li yıllarda önlem alınmasaydı geçtiğimiz yüzyıl bütün Avrupa bağlarını yok eden filoksera (asma biti) zararı nedeniyle yok oluyordu. Son anda, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi imdada yetişti ve kaybolmaya yüz tutan bu güzelim çeşidi yeniden hayata döndürdü.“Kavaklıdere Şarapları A.Ş.” de 1989 yılından itibaren “Kalecik Karası”ndan Türkiye’nin en prestijli kırmızı şarabını üretti.